9 Temmuz 2017 Pazar

Kitap Yorumu: Aristo ve Dante Evrenin Sırlarını Keşfediyor

Öyle sanıyorum ki aramızda Aristo ve Dante'nin çevirisini beklemeyen insan sayısı çok çok azdır. Haliyle çıkar çıkmaz birçok bookstagram da okudu, yorumladı. Herkesin favorilerine girdi. Ama ben biraz abartıldığını düşünmeden edemedim. Kitap gerçekten çok güzel, insana dokunmayı bilen bir tarafı var. Ama benim göklere çıkardığım bir kitap olmasından ziyade gerçekten sevdiğim ama favorilerime eklemediğim bir kitap oldu.
Yazarın dilini çok sevdim. Kitap gerçekten akıp gidiyor. Ayrıca öyle cümleler kurmuş ki, okuduğunuz an nereye gitmesi gerektiğini biliyor.


Her şeyden önce kitabın lgbt temalı bir kitap olduğunu söyleyeyim. Aristo 15 yaşında ve yaşının gerektirdiği şekilde davranıyor aslında. Ama kendi içinde fazla kırılgan bir çocuk; abisini özleyen, babasına sarılmak istese de yapamayan, annesinin kendisini daha çok anlamasını bekleyen. Dante ise ailesinden son derece memnun ancak kendi içinde belki de Aristo'ya göre daha kolay kaybolan ama yolunu daha kolay bulan bir karakterdi. İkisi de kolay kolay arkadaş edinemezken birbirlerini buluyorlar ve biz de onların kendilerine, birbirlerine, evrene dair sırlarına ortak oluyoruz. Aristo zaman zaman beni uyuz eden düşüncelere sahip olsa da sevdim ancak Dante gerçekten favorim oldu. Hayata bakışı, düşünce tarzı, hele son kısımlarda kardeşi hakkında söyledikleri. Çok naif bir karakterdi. 
Yani genel olarak sevdiğim bir kitap okumuş oldum. Herkese öneririm, size bir şeyler katacağına inandığım bir kitap ama okumadan evvel tüm o güzel yorumları unutun ve beklentilerinizden arının. Keyifli okumalar.

2 Temmuz 2017 Pazar

Kitap Yorumu: Merlin Kayıp Yıllar

Herkese merhaba! 🌅 Nasılsınız bakalım? Ben iyiyim! Tatil su gibi akıyormuş gibi hissediyorum. Okul bu yıl gerçekten çok zorlayıcıydı benim için. Ne derseniz deyin siz yetişkinler, öğrenci olmak da gerçekten zor. 🙃 



Şimdi gelelim bugünün kitabına; Merlin Kayıp Yıllar. Ben dizisini çok seviyordum. Tabi işin içine final bölümünü katarsak iş değişir, ama gelin biz final hiç olmamış gibi davranalım. Diziye karşı böylesi bir sevgi besliyor olduğumdan dolayı da kitabını görünce hemen sepete ekledim ve aldım. Sonuç olarak benim için orta halli bir kitap oldu. Bazı kısımlar gereksiz uzatılmıştı ve zaman zaman kitabın akıcılığını bozdu. Yazarın anlatımını sevdim ve kitabın baskısı, kapağı konusunda yayınevi iyi bir iş çıkarmış. Başlangıçta yazarın kitapta bir önsözü vardı ve çok bilgilendiriciydi. Bu kısımda neden böyle bir kitap yazma ihtiyacından ve Merlin ile ilgili bildiği birkaç bilgiden bahsediyor. Şimdi burada Merlin 12 yaşlarında bir çocuk. Kitap boyunca da onun kendini aramasını, güçlerini kabullenmesini ve elbette, bir şeyleri kurtarmasını okuyoruz. Anlayacağınız yazar işi bayağı bir baştan almış. Dolayısıyla diziyle ve oyuncularla alakalı bir canlandırma yapamadım. 😂 Ama yine de sıkıntı olmadı. Kitaptaki karakterleri gerçekten sevdim ve seriye de devam etmeyi düşünüyorum. Alt tarafı 12 kitaptan oluşuyor canııııım sende. 🙄 Merlin seven insanlara öneriyorum ama Merlin ile alakası olmayan biri okursa sanırım bir miktar sıkılabilir. 🙆🏼 Ama bana göre, seriye giriş kitabı için fena değildi. 

21 Haziran 2017 Çarşamba

Kitap Yorumu: Yabancı/Albert Camus

Selamlar! 🌸 Evet, yeni bir ortak okuma daha. 🙈 Albert Camus benim gerçekten çok sevdiğim bir yazar ve Yabancı da sevdiğim kitaplarından biri. Aramızda okumayanlarımız var mı? Bence en azından yazarı denemelisiniz. 👍🏼



Mersault öyle bir karakter ki, bir yerden sonra gerçekten 'Böyle insan mı olur ya?!' diyorsunuz. Ama oluyor arkadaşlar. Mersault o kadar boş vermiş ki her şeyi; ölümü bile! Yani yaşama da, yaşamın gerektirdiği şeylere de yabancı, kayıtsız, umursamaz. Onun için her şeye verilecek en doğru cevap 'fark etmez.'
Kitap, kahramanın annesinin ölümüyle beraber kahramanın bakım evine gitmesiyle başlıyor. Annesinin ölümüne karşı bu umursamaz tutumu orada çok ayıplanarak karşılanıyor ama Mersault için 30 yaşında ya da 70 yaşında ölmenin bir farkı yok; hayat bir başkasının yaşıyor oluşuyla devam ediyor zaten, 'fark etmez.' İşte bu noktada kahramanın umursamazlığı insanı rahatsız ediyor. Şöyle bir sarsmak istiyorsunuz. Yani bu romanda kahramanın bu umursamazlığının başına neler açtığını okuyoruz. Hoş onu da umursamıyor. Çünkü ona göre hayat yaşamaya değmez, üzerinde düşünmeye gerek yoktur, normlar saçmadır. Yazarın dilini seviyorum, biraz ağır doğru ama az sabırla üstesinden gelinir. Gerek ana konu olsun gerek alt başlıkları, ben yine beğenerek okudum. Klasik kitap geçmişi olanlara tavsiyemdir, olmayanlar için bana kalırsa henüz erken bir kitap bu. 🤗 Keyifli okumalar! 

14 Haziran 2017 Çarşamba

Kitap Yorumu: Kazananın Laneti

Herkese merhaba! Kazananın Laneti birçok insanın beğendiği bir kitap olmuştu ve çok da merak ediyordum. Ancak elimde çok fazla seri olduğundan ve bu serinin ikinci kitabı çıkmadığı için seri devamı nasıldır bilemeyeceğim için beklemeye karar vermiştim. Sonra @peraninkitapligi 'ndan Büşü'yle ortak okuma yapabilmek adına kitabı aldım. Onunla okumak, fikir alışverişi yapmak, bittikten sonra kendi aramızda yorumlamak çok keyifliydi!




Yazar hakkında düşüncelerimden bahsedeyim önce. Ben dilini sevdim, akıcı ve zorlamıyor. Olay örgüsü da bakınca bilindik, yine de yazarın işleyişi açısından güzeldi ama bence distopyadan ziyade bir aşk romanı yazsa daha başarılı olurdu. Çünkü bu kitap distopya yönü zayıf bir kitaptı bana göre.
Zamanında yaşanan bir savaş sonucu Valorya, Herrani topraklarını alıyor ve Herrani halkını köle yapıyor. Kestrel, Valoryalı ve General Trajan'ın kızı. Arin, Herranili ve o bir köle. Kitap, Kestrel'in yolunun köle pazarına düşmesi ve bunun sonunda Arin'i satın almasıyla başlıyor. Sonrasında Kestrel'in Arin'den köşe bucak uzak durmaya çalışmasını, sonra buna mani olamamasını, sonra ikili arasında geçen diyalogları, sonra ikilinin başına gelen bazı 'distopik' yönü daha ağır olan birkaç kısmı okuyoruz. 
Bence kitap kendi içinde çok fazla boşluk barındırıyordu. Okuduğum savaş sahneleri çok yavandı, kurgulanan isyan çok ince işlenmişti doğru ama uygulamada yazar daha sağlam gelebilirdi. Bence aşk daha çok işlenen bir temaydı. Seriye giriş kitabı için ortalamaydı ama öyle çok beğendiğim. göklere çıkardığım bir kitap da olmadı. Devamını getireceğim ama umarım sonraki kitaplar daha dolu dolu olur. Tavsiye eder miyim, çok bilemiyorum ama beklentiniz olmadan başlayın bence. Herkese keyifli okumalar dilerim! 

11 Haziran 2017 Pazar

Kitap Yorumu: Kan Kırmızı Yol

Herkese merhaba! 🌁 Bugün çok merak ederek aldığım ve aldığım gibi de okumaya başladığım Toz Diyarları Serisi'nin ilk kitabı Kan Kırmızı Yol ile geldim. Ben bu seriyi çok kişide görmedim ama gördüğüm insanların da çok sevdiği bir seri olmuştu, bu yüzden de seriyi almaya karar verdim. İyi mi ettim kötü mü ettim çok emin değilim ama gelin önce kısaca konudan bahsedeyim.



Saba ve Lugh ikizler. Emmi onların küçük kardeşi ve babalarıyla beraber neredeyse kimsenin geçmediği, kuraklığın ise yavaş yavaş kendine yer edindiği bir yerde, Gümüşgöl'ün yanında oturuyorlar. Anneleri Emmi'yi doğururken ölmüş ve bu yüzden Saba onu bir türlü affedemiyor. Günlerden bir gün dört tane adam çıkageliyor ve Lugh'u kaçırıyorlar. 
Sebebi bilinmiyor, onların kim olduğu bilinmiyor, nereye götürüldüğü bilinmiyor. İşte bu kitap Saba'nın ikizini bulmak için düştüğü yolda başına gelenleri anlatıyor. Olayların bağlandığı noktayı çok sevemedim, daha üst düzey bir şey beklerdim. Ama daha iki kitabı olduğunu düşünürsek devamında daha sağlam bir şeyler olmalı. 🤔
Yazarın dilini çok anlayamadım, ya da çeviriyle alakalıydı emin değilim, kitap şimdiki zamanla anlatılıyor ama zaman zaman -di'li geçmiş zamana kaymalar olmuş. Ayrıca birçok kere yazım hatasına denk geldim. Yayınevi umarım daha dikkatli olur. 🤷🏼‍♀️ Yine de yazarın dili akıcı ve kitap kolay okunuyor.
Saba zaman zaman 'aferin kızım!!' dediğim bir karakter, zaman zaman da 'sen salak mısın?!!' diye haykırmak istediğim bir karakter oldu. Aslında güçlü bir kadın karakter okumak beni mutlu etti ama keşke bünyesinde az buçuk salaklık da barındırmasaydı. 🤦🏼‍♀️ Ayrıca Emmi'yi birçok kere öldürmek istediğimden emin olabilirsiniz. Jack için ise nötr kaldım. Gerçekten aşık olacağım bir karakter ne zaman çıkacak acaba karşıma? 😅 Yani seriye giriş kitabı için ortalamaydı. Belki de çok bir şey beklemeden başlamak çok daha yararlı olur. Aramızda bu kitabı okuyanlar var mı? Düşünceleriniz neler? Herkese iyi günler, iyi okumalar dilerim. 🌾

9 Haziran 2017 Cuma

Kitap Yorumu: Firefight

HARİKAYDI.
Hazır Dex bu kitapları tekrar basmışken, koşun ve alın.
Brandon Sanderson, sen gerçekten harika harika harika bir yazarsın. Firefight serinin ikinci kitabıydı. İlk sayfadan aksiyonun ortasına düşüyorsunuz! Zaten sonra da bir dakika kesilmiyor. Gerçekten okurken nefes almadığımı fark ettim ve zaman zaman kitabı bırakmak zorunda kaldım! Özellikle 300 sayfadan sonra nasıl okudum ve bitti anlamadım. Sanki her şey bir dakika içinde oldu bitti gibi... Belki de abartıyorum. Bilmiyorum. Olabilir. Ama yani çok beğendim işte, daha nasıl anlatabilirim bunu? Yazarın diline, olayları verişine, hayal dünyasına diyecek söz yok. ADAM MUAZZAM. Ayrıca Steelheart Serisi yazarın diğer serileri yanında sönük, siz düşün gerisini.


Bizim asiler ekibi bundan öncesinde Newcago'da Steelheart'ı devirmeye çalışıyordu ve acaba başarılı oldu mu? Bu kitapta bizimkiler bölünüyor ve bir kısmı Newcago'da kalırken David, Prof ve Tia Yeni Babil' yani eski adıyla Manhattan'a doğru yola çıkıyor. Çünkü bu sefer de buranın demişbaşı Regalia sorun çıkarmaya başlıyor. Ama bakın neler neler oluyor.
Kitabın sonunda birkaç dakika öylece durdum ve bunlar nasıl oldu diye düşünmeye başladım. Gerçekten inanılmazdı. Öyle şeyler oldu ki bunları sonraki kitapta nasıl toplayacaklar bilmiyorum.
Megan gerçekten sevdiğim karakterlerden biri ki kolay kolay bir karakteri benimseyemiyorum. Onu yeniden görmek, David ile diyalogları, yaptıkları çok güzeldi. Prof beni birçok kere çok şaşırttı. Aslında kendisiyle mesafeliyimdir. Öyle bir karakter ki okur bile uzağında kalıyor Prof'un.
Ya bunlardan bahsediyorum ama ilk kitabı okumadığınız için anlamıyorsunuz, değil mi? O yüzden ne yapıyorsunuz biliyor musunuz? En yakın kitapçıya gidip Steelheart alıyorsunuz. Ya da oluşturduğunuz sepete Steelheart da ekliyorsunuz. Sonrası gelecek eminim! Eğer Brandon Sanderson okumaya korkuyorsanız buradan başlayın. Keyifli okumalar!
♥ Bu kitapta da bana @bookandcoffee__ eşlik etti.